20 Nisan 2010 Salı

Altan’ın kristal denizaltısı’nın düşündürdükleri



“Bir zaman sonra tümüyle kurtulur ve özgürleşirsin.
Ama bir vakitler köle olduğunu gösteren o damga vurulmuştur ruhuna.
Sapı kırık bir bıçak, ölü bir kuş iskeleti kalır içinde.
Bıçağı saplayan çıkarır çünkü;
o çıkarmadıkça, keskinliğini kaybetmiş olsa da o bıçak orada durur”
Evet orada duruyor ama artık acı vermiyor.
Sadece ufak bir tebessüm kalıyor onca şeyden geriye.
Şimdi yine mutluyum.
Hatta belki de onsuz daha mutluyum.
Sadece;
“bugün girdiğiniz bahçenin kapısına onun bahçesinden geçerek geldiğinizi bilmenin huzursuz borçluluğu”...
İyi akşamlar arkadaşım
Teşekkürler herşey için...

2 yorum:

  1. bir zamanlar gözden gelen yaşın tebessüme dönüşmesi..
    hıhım acı sızı malesef hep içerde kalıyor
    aşk sevgiye dönüşüyor neyse ki
    ve hiç nefrete dair bir duygu oluşmuyor.

    acıtmıyor artık ama sızlatmaya yetiyor.

    YanıtlaSil
  2. arada bir sızlaması güzel değil mi?... insana yaşadığını hissettiriyor ;)sonuçta onca yaşanandan geriye kalan tek iz o

    YanıtlaSil

Yorum yaparsanız çok sevinirim

Bu Blogda Ara da Bul :)

Her hakkı saklıdır!!!

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği bu blogdaki eserlerin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın blogundan link vermeden kullanmak suçtur.