30 Mayıs 2011 Pazartesi

Unuturuldu herşey



Sonra herşeyi unuttular;
Suya, toprağa bağlıydı herşey,
Ateş ve havaya bağlıydı...
Ama herşey unutturuldu.
Şeytani dendi,
Yasak dendi
O da unutturuldu
Arkadia artık boş,
Ruhlarınızın boşaltıldığı gibi.
Gülüşlerin yavanlaştığı,
Herşeyin maddileştiği,
Yasakların gitgide çoğaldığı gibi.
Ne merak, ne öğrenme güdüsü, ne de heyecan...
Kendi elleri ile iplerini çeken bir insanlar sürüsü.

25 Mayıs 2011 Çarşamba

Ben, şarap




















Kırmızı kokulu üzümlerim vardı benim,
Bir kerede sıktılar beni yormadan
Bekledim bir süre renklendim, güçlendim, doydum.
En nadir sular süzüldü içimden,
Damla damla aktım, arındım bedenimden...
Sana hazırladım kendimi,
Yüzyıllar öncesinden kalma bilgilerle dolu ellerde.
Doğa kendine düşen görevleri yaptı.
Kaynadı sularım, alkole doydu.
Azaldı şekerlerim ama yok da olmadı.
Dinlendim içi kavruk bir meşe fıçıda,
Kendime çok şey ekledim, çoğaldım, duruldum.
Yeni bir ben oldum artık.
Eser yok eski bildiğin halimden
Gül kokan, çiçek kokan bir tazeyken
Bak on yıllar geçti,
Kuru meyveler- bal kokuyorum, ağaç kokuları içimde,
Ben olgunum bugün
Her bir damlam zevk, neşe kederli kalbine,
Tüm bu yılların huzuru, sakinliği hepsi burda
Hissedebiliyor musun zenginliğimi?







Dionysus-Baccus











15 Mayıs 2011 Pazar

Uyanın, Çünkü Kötü Düşler Görmektesiniz!


Uyanın, çünkü kötü düşler görmektesiniz!

Uyumayın, çünkü korkunç yaklaşıyor.
Bulur seni de, kan dökülen yerlerden çok uzakta olsan bile, rahatsız edilmek istemediğin ikindi uykularında
gelir bulur seni de.
Bugün değilse yarın,hiç kuşkun olmasın.
“Ey tatlı uyku kırmızı çiçekli yastıkta,Anita’nın üç haftada işlediği, yılbaşı hediyesi yastıkta
ey tatlı uyku, kızartma yağlı da taze ise sebze.
Uykuların eşiğinde hatırlanır dün geceki filmde“Haftanın Olayları”: Hamursuz’da kesilen kuzular, uyanan doğa
Baden-Baden’de açılan kumarevi,kayık yarışlarında Cambridge, Oxford’u üç boy farkla yendi..yeter zihni oyalamaya bunlar.
Ey bu yumuşak yastık, ekstra kuş tüyleri!
Unutulur üstünde dünya dertleri, örneğin şu haber:Çocuk düşürten sanığın sözleri, kendini savunurken:Yedi çocuklu bu kadın bana geldi, kucağında emzikteki
Ne bez, ne kundak, gazeteye sarmıştı.
Ne yapalım, mahkemelik işler bunlar, değil bizim işimiz.
Hem elden ne gelir, birinin hayatı çetinse ötekinden.Ve torunlarımız savaşsın yarınlarla.”
“Ah, hemen de uyudun mu? Aman, uyan, dost!
Bak, dikenli tellerle çevrilmiş çevren, yüksek gerilim
Ve dikilmiş nöbetçiler.”
Hayır, uyumayın, dünya düzencileri durmadan çalışırken!
Güçlerinden kuşkulanın, ki biz sizin için edindik bu gücü, derler.
Bırakmayın, kalpleriniz boş olmasın, boşa çıksın hesapları!
Havacıva şeyler yapın, şarkılar söyleyin, sizlerden umulmayan şarkılar!
Dayatın, kum olun dünya dişlilerinde, yağ olmayın!

Günter Eich

Çeviri: Behçet Necatigil


14 Mayıs 2011 Cumartesi

dionysus sailing with dolphins

dionysus sailing with dolphins
Bir gece dionysus geldi tatlı uykuda yüzen rüyama
Unuttuğum bir düşün ateşini yaktı yüreğime
Bundan sonra başka birşey düşlemeyeceksin dedi
Tükenmiş hayalsiz gecelerin bitti korkma,
Sana yeni düşler veriyorum!
Yeni bir hayat vadediyorum!
İnsanların unutmaya başladıkları herşey yansın kalbinde
Mutluluk çok yakın...
Şimdi, hadi... Yunuslarla yüzelim lacivert sularda...

10 Mayıs 2011 Salı

Sarı, alacalı bir kedi olsam...

Sarı,alacalı bir kedi olsam
koysam taşa başımı..
uykunun en hafif zamanında,
en güzel rüyaya dalsam..


Serap Kiriş

Bu Blogda Ara da Bul :)

Her hakkı saklıdır!!!

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği bu blogdaki eserlerin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın blogundan link vermeden kullanmak suçtur.