26 Ocak 2013 Cumartesi

Şarabın renklerini keşfetmeye var mısınız?



Şarabın en çok sevdiğim şeyi içmeden, koklamadan bile önce onun o harika renklerini izlemektir. Çok da çeşitlilik gösteriyor. Her şarap çeşidi kendine özgü renklerle bilinir, bu tablo ile kolay bir şekilde fikir sahibi olabilirsiniz...

Görsel= http://www.flickr.com/photos/adolfux/7277290340/ kaynağından alınan posterden bir ayrıntıdır.

Diy'lerden devam


Evdeki sıkıcı saati biraz renklendirdim :)

Hoşgeldin hediyesi

Erkeklere hediye alma konusunda biraz kötüyüm. Uzun bir zamandır uzakta olan arkadaşımın gelişi için kendim bir hediye yapmaya karar verdim. Çok kolaydı ve çok güzel oldu. Gerçi kendi kendime nazar değirip şişeyi kırdım ve evi batırdım. Arkadaşıma tekrar yapacağım fakat size de fikir versin diye fotoğrafını çemiştim.  Tek ihtiyacınız olan cam, seramik gibi yüzeylere uygulanabilir bir kalem. Ben altın sarısı tercih ettim, zengin duruyor.

Keyifli günler

19 Ocak 2013 Cumartesi

Biraz hareket lütfen!




Üzerimde bir ağırlık var
Elim kolum zor kalkıyor
Mevsim de karmakarışık
Duygularım da 
Ağır çekim ilerliyorum yine
Nefret ediyorum böyle hissetmekten.
İşler ilerlemiyor,
Tıkanmış analizler,
Tıkanmış hayatım.

Biraz vitamin, biraz koşu, biraz kışkırtma

Nasıl olacak hiç bilmiyorum ama
Benim kıpırdanmam lazım.





16 Ocak 2013 Çarşamba

Güzel bir cilt için...

Güzel bir cilt için, yine bir kopya posteri buldum... Hepimiz güzel bir cilt istiyoruz, o zaman bakalım kopya kağıdına;

Yumurta, havuç, fındık-fıstık,  balık yağı, yeşil sebzeler, şarap, biber, portakal,zeytin yağı, avokado

hep derim, hala diyorum.

Kaynak: http://blog.nibbles.co/post/31066490619/a-nutritional-guide-to-beautiful-skin-infographic

10 Ocak 2013 Perşembe

Tibet'in Gençlik Pınarı Kitabındaki 5 Temel Hareket


 

Bu kitaba göre bedende çakra adı verilen 7 enerji merkezi (girdabı) mevcut olup tüm sistemler bu merkezlerden yayılan enerjiyle kontrol edilmekte ve birbiriyle ahenk içinde çalışmaktadır. Bu girdapların dönüş hızları yavaşladıkça, değiştikçe, çeşitli hastalıklar başgösterdiğine inanılmaktadır. Bu egzersizlerin enerji girdaplarını aktive ettiğine, düzenlediğine, inanılmaktadır. Hareketler sırasında düzenli ve tam soluk alıp vermek çok önemlidir. Soluk hareketlerin temelidir. Yalnız hareketlerin herkes tarafından ve ani hareketlerle yapılması sakıncalı olabilir. Bazı kaynaklar bu hareketlerden önce ısınma hareketleri yapmak gerektiği belirtilmektedir. Ben hareketleri aynen olduğu gibi yapıyorum. Şu anda, ilk hareket hariç, her hareketi 10 tekrar yapıyorum. Yeni başlayanlar için her hareketin 3 tekrar yapılması ve her hafta bu sayının 1 artırılması önerilmektedir.

HAREKETLER İÇİN DOKTOR UYARILARI

http://www.tuncalpkalyon.com/?p=118
Kitapta anlatılan egzersizlerden birincisi , semazenlerin yaptığına benzer bir ritm içinde , saat yönünde kendi etrafında dönme hareketidir. Bu ilginç egzersiz önerisi , başlangıçta kolay gibi gözükse de uygulamada zorluk yaratacak bir harekettir ve özellikle hipertansiyon, vertigo, tinnitus, servikal diskopati gibi rahatsızlıkları olan kişiler için sakıncalı bir egzersiz şeklidir.
2., 3., 4. ve 5. ayinler olarak adlandırılan diğer egzersiz önerileri arasında belin ve ekstremitelerin bazı zorlayıcı hareketleri yer almaktadır. Bu hareketlerin önemli bir kısmında izometrik ve ekzantrik tip kasılmalar ön plandadır. Orta yaşlı kişilerde en sağlıklı egzersiz tipi, düşük şiddetli ( submaksimal), aerobik karakterli, gün içinde daha uzun bir zamana yayılmış olan hareketlerdir. Kitaptaki egzersizler ise bu prensibin tam tersine, güçlü kasılmalar ile yapılan bir takım zorlayıcı hareketleri içermektedir. Bu tip egzersizleri hipertansiyon, servikal veya lomber disk hernisi, iskemik kalp hastalığı, karın veya kasık fıtığı gibi yakınmaları olanların ve fazla kilosu olanların yapması çok zor olduğu gibi, bazı sakıncaları da beraberinde getirmektedir. Nitekim 1. kitapta çok daha kesin ifadelerle önerilen bu egzersiz tavsiyeleri , 2. kitapta biraz yumuşatılmış ve önceden sağlık kontrolu yapılması, belli bazı hastalığı olanların bunları yapmamaları, bu egzersizlerle birlikte mutlaka ısınma ve germe egzersizlerinin yapılmasının uygun olacağı belirtilmiştir. Aslında doğru olan da budur.
Özellikle orta yaştaki insanların egzersiz programına başlamadan önce tıbbi kontrolden geçmesi, egzersizleri dikkatli yapması, dozu tedricen arttırması ve zorlayıcı egzersizlere geçmeden önce yeterli ısınma ve germe hareketlerini yapması gereklidir.

 1. HAREKET

 2. HAREKET

 3. HAREKET

 4. HAREKET


5. HAREKET

 
 BEN NE KAZANDIM?
Bu hareketleri yaklaşık olarak 1 aydır yapıyorum. Şu ana dek gözlemlediklerim:
- UYKU SÜREM AZALDI. Normalde 8 saat uyurum. 11 filan yatarım 7 de kalkarım ama artık uykum gelmiyor. Bir süredir 1 gibi yatıp, yine 7-7,30 gibi kalkıyorum.
-KARIN KASLARIM BELİRGİNLEŞİYOR. Ki çok normal düzenli hareketin böyle etkilemesi olağan ve beni çok mutlu ediyor. DAHA DİK DURUYORUM. KOLLARIM GELİŞTİ. Havuzda daha uzun süre yüzebiliyorum. Bu da beni daha çok tetikliyor.
- ENERJİM YÜKSELDİ. Geçen gece içimden geldi, kalktım şınav çektim 10 tane, ki normalde 3 taneden sonra düşerim.
Tabi genel olarak hormonlarınız aktifleşiyor, içiniz de kıpır kıpır oluyor ;)
-HASTALANMIYORUM. Genel olarak bir salgındır gidiyor ama şeytan kulağına kurşun, sağlam gidiyorum.
 
Aklıma başka bir şey gelmiyor ama hatırlarsam eklerim.
 
Sağlıkla kalın
 
 
 
 
 

9 Ocak 2013 Çarşamba

Nasıl daha iyi oluruz?



Tanıdığım bir çok kişide sebepsiz baş dönmeleri, kalp çarpıntısı hissi gibi şikayetler belirdi. En yakın dostumda, annemde  de bile. Doktorlar bir çok şey söyledi, hem de hiç birşey söyleyemedi.  Sıkıntılarımız bir şekilde çıkıyor, bunu kabul edelim. Benim alerjilerim azar, her seferinde de değişir. Bazen yüzüm şişer, bazen kırmızı lekeler, sivilceler çıkar, bazen kurur kabuklanır. Başım da döner arada. Bir keresinde araba kullanrken öyle bir yerle bir oldu ki dünyam, yer ve mekan kavramımı yitirdim. Sadece derin derin nefes alıp verdiğimi hatırlıyorum. Hayatımda bazı değişiklikler yaptıktan sonra baş dönmelerim kesildi fakat hala bazen alerjilerim oluyor, umarım programıma uydukça onlarda kesilecek.





Annem hem depresyonu hem de bu fiziksel belirtileri kendi çabası ile atlattı, ilaç kullanmayı reddetti. Her akşam düzenli yürüyüş yaptı. FİZİKSEL AKTİVİTE en önemli ilaçlardandır. Yapılan çalışmalar düzenli yürüyüşün depresyon hastalarında olumlu gelişmeler sağladığını kanıtlamıştır. 10 dakika yürüyüşte bile bir paket çikolata yediğiniz kadar mutluluk hormonu salgılanıyormuş.



Arkadaşım ona mutluluk veren şeyleri yaptı. Keyifli kitaplar okudu (Parfümün Dansı adlı kitabın hayatını değiştirdiğini anlatır hep), dansa başladı ve bundan inanılmaz keyif aldı (yine geldik FİZİKSEL AKTİVİTE), yeni bir iş buldu.



Ne kadar zor gelirse gelsin her zaman bir şeyleri değiştirebilmek elinizdedir.


1. Sizi bağımlı yapan şeylerden ve kişilerden kurtulun.

2. FİZİKSEL AKTİVİTE: Mutlaka bir şey yapın. Yürüyüş, yüzme, koşu, evde tv'den pilates, zumba. Ben artık spor salonlarına gitmiyorum. Sokaklar benim sonuçta. Üzgünüm ama ev temizliği fiziksel aktivite sayılmaz. Bir ay kadardır Ankara'da bir kitapçıda gözüme takılan bir kitaptaki egzersizleri uyguluyorum. İnternette e-kitap olarak da bulabilirsiniz. Kitap da ucuz zaten. Ben yine de bir sonraki postta egzersizler vereceğim. Kitabın ilk sayfalarında kişilerin yaşadıkları değişimleri de okuyabilirsiniz.



3. YEDİKLERİNİZE DİKKAT EDİN. Yapay, işlenmiş, kimyasal dolu şeyler yemeyin.

Kola içmeyin. Vucudunuza zehir almayın. Yapay ve hiçbir besin maddesi yok, şeker dışında. Ki kendisi en tatlı zehirdir (Canan Karatay'ın çok sevdiğim lafıdır). Bir keresinde bir adam kola özütü taşıyan geminin mallarını taşırken üzerinde ne çok etiket olduğunu görüp şaşırdığını yazmıştı, toksik, korozif, yanıcı, yakıcı... Bir de zavallı vücudunuzu düşünün.

Neyse hep dağılıyorum.

Günde 5 porsiyon meyve-sebze tüketin. 5 porsiyon derken miktarın anlaşılması için orta boy 1 muz- 1 porsiyon, bir elma-1 porsiyondur. Bunlardan 3 tanesi sebze olmalı, 2'si meyve (yani şekerli olanlar daha az) ve bunları sürekli aynısını almayın, çeşitlendirin.

Çay ve kahveden şekeri kesin. Çalışmalara göre 60 gün boyunca kendinizi zorlarsanız bir daha şekerli içmeye tahammül edemeyeceksiniz. Sabit.

Yani şekerden korkun.

4. Nefesinize dikkat edin. Derin nefes alıp verin. Günde belirli bir süre 3-5 dk bile olsa karnınızı şişirecek şekilde nefes alıp verin. Sabah iyidir. Spor yaparken de çok dikkat edin. Vucudunuza tam oksijen alamamanız bir çok ciddi sorunlara neden olabilir.

Gün içinde istemediğimiz şeylerle karşılaştıkça nefesimizi tutuyoruz. Bunu yapmayın. Fark ettiğinizde hemen düzelttin.


5. Balık yeyin. Ben pek sevmiyorum, bu sebeple her gün balık yağı takviyesi alıyorum. ŞİDDETLE ÖNERİRİM. Ders çalışma ve anlama kapasitenizi ciddi şekilde etkiler. http://www.beslenmedestegi.com/dogal-urun/balik-yagi-kullanimi

Öğretim görevlisi Earl Mindell şu şekilde yazıyor: "Balığın beynin gıdası olarak bilinmesinin iyi bir sebebi var. Balık beynin gri bölgesinde bulunan yağ asidinin özü olan zengin bir dokosaheksaenoik asit (DHA) kaynağıdır. DHA beyin sinyallerinin iletimi için gerekli olan beyin hücre zarları için hayatidir. Omega 3 yağ asitleri özellikle DHA Dr Ray Sahelia'ya göre hücre zarlarını daha akışkan hale getirerek beyin hücreleri arasındaki iletişimi artırmaktadır. Omega 3 eksikliğinde de beyinde kesinlikle istenmeyecek şekilde iletişimsizlik oluşabilir.
Beynin gelişimi ve normal işlevini sürdürebilmesi için Omega 3 yağ asitleri o kadar önemli ki bazı bilim adamları "İnsan beyninin evriminin omega 3 EFA'lar sayesinde gelişmiştir" iddiasındadırlar. Aynen bir makine gibi beynin de yağa ihtiyacı vardır. Bunu da Omega 3 ile alabilmekteyiz.

6. Antioksidan alın (http://www.beslenmedestegi.com/saglik-rehberi/antioksidan-nedir) Çünkü antioksidanlar sizi yaşlandıran serbest radikallerle savaşır. Sizi, damarlarınızı genç tutar. Güçlü renkli meyveler, özellikle PANCAR, kırmızı şarap, narı şiddetle öneririm. Unuttuklarım olabilir ama pancara çok dikkat edin, kendisi önemlidir. O kadar fazla renk maddesi içerir ki vücudunuz hepsini tüketemez. İdrarınızı ve dışkınızı bile boyar. Korkmayın. Bu harika bir şey.

Devamı gelecek...






6 Ocak 2013 Pazar

Şarap neden sağlıklıdır?














Artık, gıda takviyesi olarak satılan “resveratrol”ün en önemli doğal kaynağının kırmızı şarap olduğunu bilmeliyiz.. Şarap, pıhtılaşmayı azaltıp kan dolaşımını güçlendiriyor, damarlarımızdaki kan akış hızını yükseltiyor. Kolesterol üzerinde de önemli etkisi var.. HDL olarak bilinen iyi huylu kolesterolü yükselterek, LDL, yani kötü huylu kolesterol düzeyini düşürüyor. Ayrıca, kolesterolü okside ederek damar sertliği oluşmasını da önleyici rol oynuyor. Binlerce yıl önceki kültürlerde şarabın gençlik iksiri kabul edilmesi, artık günümüzde sağlık için önerilen, Akdeniz mutfağının eşlikçisi şarabın sağlıklı ve uzun ömürlü olmanın sırrı olarak kabul edilmesi önemli değil mi? Nitekim, Fransa’da çok şarap tüketen “Bordeaux”lular uzun yaşıyorlar ve Fransa’nın birçok bölgesinden daha az kalp-damar hastalıklarına yakalanıyorlar. Ancak, dozu da aşıyorlar doğrusu.. Bu nedenle Avrupa’nın en önemli Aritmi (Kalp ritim bozukluğu) merkezi de Bordeaux’da.. Ünlü kimyager-filozof Paracelsus demiş ki : “Sola dossis facit venenum” (Her madde zehirdir, hiçbir şey zehir değildir. Yalnız dozunda alınan şeyler zehir olmakatan çıkar”..



Ertan ANLI'nın Tadım Notları adlı köşesinden alıntıdır.









http://tadimnotlari.blogspot.com/2013/01/jw-steak-house-ankarada-farkl-bir-keyif.html

1 Ocak 2013 Salı

Kopyalardan devam... Mükemmel bir yudum

İşte size başka bir tiyo posteri!

 Eğer kendinize göre bir tadım yapmak isterseniz aklınızda bulundurun: Birden fazla şarapla ve karışık bir tadım yapacaksanız beyazdan kırmızıya ilerlemelisiniz, az yoğun olduğu düşünülen şaraptan çok yoğuna ilerlemelisiniz. Eğer bilmiyorsanız üzerinde yoğun baharatlı ya da içimi kolay... vb diye yazar zaten.

Misafirlerinize ikram için herkesin hoşlanacağı bir şeyler arıyorsanız: Tatlılarla ikram edebileceğiniz hafif köpüklü, meyve aromalı bir misket şarabına bence herkes bayılır. Şarap tatlı, yarı-sek veya sek olabilir.Benim tercihim yarı-sek olanıdır (ya da dömi-sek). Bir bayana ikram edecekseniz de yarı-tatlı bir misketi şiddetle öneririm.

Yerli şaraplardan Doluca'nın DLC serisi beni hiç mahçup etmedi. Kırmızılardan bir Pinot noir ve Merlot da beni hep baştan çıkarır.

Nereden başlarsanız başlayın, yine de kendi yolunuzu sizin zevkiniz belirleyecek.

Keyifli tadımlar.

Source; http://www.empcol.edu/blog/perfect-sip-inforgraphic
Thanks to Empire College for this useful poster.

Bu Blogda Ara da Bul :)

Her hakkı saklıdır!!!

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği bu blogdaki eserlerin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın blogundan link vermeden kullanmak suçtur.