9 Ocak 2013 Çarşamba

Nasıl daha iyi oluruz?



Tanıdığım bir çok kişide sebepsiz baş dönmeleri, kalp çarpıntısı hissi gibi şikayetler belirdi. En yakın dostumda, annemde  de bile. Doktorlar bir çok şey söyledi, hem de hiç birşey söyleyemedi.  Sıkıntılarımız bir şekilde çıkıyor, bunu kabul edelim. Benim alerjilerim azar, her seferinde de değişir. Bazen yüzüm şişer, bazen kırmızı lekeler, sivilceler çıkar, bazen kurur kabuklanır. Başım da döner arada. Bir keresinde araba kullanrken öyle bir yerle bir oldu ki dünyam, yer ve mekan kavramımı yitirdim. Sadece derin derin nefes alıp verdiğimi hatırlıyorum. Hayatımda bazı değişiklikler yaptıktan sonra baş dönmelerim kesildi fakat hala bazen alerjilerim oluyor, umarım programıma uydukça onlarda kesilecek.





Annem hem depresyonu hem de bu fiziksel belirtileri kendi çabası ile atlattı, ilaç kullanmayı reddetti. Her akşam düzenli yürüyüş yaptı. FİZİKSEL AKTİVİTE en önemli ilaçlardandır. Yapılan çalışmalar düzenli yürüyüşün depresyon hastalarında olumlu gelişmeler sağladığını kanıtlamıştır. 10 dakika yürüyüşte bile bir paket çikolata yediğiniz kadar mutluluk hormonu salgılanıyormuş.



Arkadaşım ona mutluluk veren şeyleri yaptı. Keyifli kitaplar okudu (Parfümün Dansı adlı kitabın hayatını değiştirdiğini anlatır hep), dansa başladı ve bundan inanılmaz keyif aldı (yine geldik FİZİKSEL AKTİVİTE), yeni bir iş buldu.



Ne kadar zor gelirse gelsin her zaman bir şeyleri değiştirebilmek elinizdedir.


1. Sizi bağımlı yapan şeylerden ve kişilerden kurtulun.

2. FİZİKSEL AKTİVİTE: Mutlaka bir şey yapın. Yürüyüş, yüzme, koşu, evde tv'den pilates, zumba. Ben artık spor salonlarına gitmiyorum. Sokaklar benim sonuçta. Üzgünüm ama ev temizliği fiziksel aktivite sayılmaz. Bir ay kadardır Ankara'da bir kitapçıda gözüme takılan bir kitaptaki egzersizleri uyguluyorum. İnternette e-kitap olarak da bulabilirsiniz. Kitap da ucuz zaten. Ben yine de bir sonraki postta egzersizler vereceğim. Kitabın ilk sayfalarında kişilerin yaşadıkları değişimleri de okuyabilirsiniz.



3. YEDİKLERİNİZE DİKKAT EDİN. Yapay, işlenmiş, kimyasal dolu şeyler yemeyin.

Kola içmeyin. Vucudunuza zehir almayın. Yapay ve hiçbir besin maddesi yok, şeker dışında. Ki kendisi en tatlı zehirdir (Canan Karatay'ın çok sevdiğim lafıdır). Bir keresinde bir adam kola özütü taşıyan geminin mallarını taşırken üzerinde ne çok etiket olduğunu görüp şaşırdığını yazmıştı, toksik, korozif, yanıcı, yakıcı... Bir de zavallı vücudunuzu düşünün.

Neyse hep dağılıyorum.

Günde 5 porsiyon meyve-sebze tüketin. 5 porsiyon derken miktarın anlaşılması için orta boy 1 muz- 1 porsiyon, bir elma-1 porsiyondur. Bunlardan 3 tanesi sebze olmalı, 2'si meyve (yani şekerli olanlar daha az) ve bunları sürekli aynısını almayın, çeşitlendirin.

Çay ve kahveden şekeri kesin. Çalışmalara göre 60 gün boyunca kendinizi zorlarsanız bir daha şekerli içmeye tahammül edemeyeceksiniz. Sabit.

Yani şekerden korkun.

4. Nefesinize dikkat edin. Derin nefes alıp verin. Günde belirli bir süre 3-5 dk bile olsa karnınızı şişirecek şekilde nefes alıp verin. Sabah iyidir. Spor yaparken de çok dikkat edin. Vucudunuza tam oksijen alamamanız bir çok ciddi sorunlara neden olabilir.

Gün içinde istemediğimiz şeylerle karşılaştıkça nefesimizi tutuyoruz. Bunu yapmayın. Fark ettiğinizde hemen düzelttin.


5. Balık yeyin. Ben pek sevmiyorum, bu sebeple her gün balık yağı takviyesi alıyorum. ŞİDDETLE ÖNERİRİM. Ders çalışma ve anlama kapasitenizi ciddi şekilde etkiler. http://www.beslenmedestegi.com/dogal-urun/balik-yagi-kullanimi

Öğretim görevlisi Earl Mindell şu şekilde yazıyor: "Balığın beynin gıdası olarak bilinmesinin iyi bir sebebi var. Balık beynin gri bölgesinde bulunan yağ asidinin özü olan zengin bir dokosaheksaenoik asit (DHA) kaynağıdır. DHA beyin sinyallerinin iletimi için gerekli olan beyin hücre zarları için hayatidir. Omega 3 yağ asitleri özellikle DHA Dr Ray Sahelia'ya göre hücre zarlarını daha akışkan hale getirerek beyin hücreleri arasındaki iletişimi artırmaktadır. Omega 3 eksikliğinde de beyinde kesinlikle istenmeyecek şekilde iletişimsizlik oluşabilir.
Beynin gelişimi ve normal işlevini sürdürebilmesi için Omega 3 yağ asitleri o kadar önemli ki bazı bilim adamları "İnsan beyninin evriminin omega 3 EFA'lar sayesinde gelişmiştir" iddiasındadırlar. Aynen bir makine gibi beynin de yağa ihtiyacı vardır. Bunu da Omega 3 ile alabilmekteyiz.

6. Antioksidan alın (http://www.beslenmedestegi.com/saglik-rehberi/antioksidan-nedir) Çünkü antioksidanlar sizi yaşlandıran serbest radikallerle savaşır. Sizi, damarlarınızı genç tutar. Güçlü renkli meyveler, özellikle PANCAR, kırmızı şarap, narı şiddetle öneririm. Unuttuklarım olabilir ama pancara çok dikkat edin, kendisi önemlidir. O kadar fazla renk maddesi içerir ki vücudunuz hepsini tüketemez. İdrarınızı ve dışkınızı bile boyar. Korkmayın. Bu harika bir şey.

Devamı gelecek...






2 yorum:

  1. Merci beaucoup mlle! Birilerinin böle bisilere baslaması iyi oldu! Benim sorunum bu tip kararları üç gün sürdürebimek! Alerjisi olanlara row food öneriyorlar, iki arkadasım çok saglıklı bir sekilde yasamlarını sürdürüyor row food ile birinin astımı digerinin psoriasis denen bir deri hastalıgı vardı. Ikisi de hiç bir hastalık belirtisi olmadan yasıyorlar row food ile... Ben de denedim (vejeteryan olmak gerekiyor tabi, ben degilim ama bir gün olacagım) çok iyi hissettim kendimi ama hiç pratik degil.
    Bu kitabı bana annem hediye etti, yarı depresyonda yasadıgımı düsünmus olsa gerek... Üç gün yaptım içindekileri -ayin dediklerini, çeviri çok kötüydü takıldım orada- ama devam ettiremedim... Bu "üç günler"leri ne yapsam bilmiyorum, çok yer tutmaya basladılar ayatımda!

    Neyse siz de deneyin!

    Bu arada asagıdaki yazıyı bende koyayım dedim bloguma, ne olur ne olmaz diye umarım sakıncası yoktur! Simdilik bu kadar, iyi çalısmalar ve okumalar....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. uuuuu çok teşekür ederim, ne demek tabi ki kullanabilirsin... Onur duyarım. Kitabın bende harika etkileri oluyor, şiddetle öneririm devm etmeni. Ama herşeyin bir zamanı var, gerçekten ihtiyaç duyduğunda uygularsın bence.
      Ayin diye niteliyor çünkü egzersiz demek olayın ruhuna karşılık çok zayıf kalıyor.
      Ve tabi ki beslenmeye gelince ben de çiğ, işlenmemiş gıdalarla beslenmeye dikkat ediyorum. Et ve tavuk tüketimim de yok denecek kadar az (istisnalar olabiliyor). Alerjilerim çok azaldı ama bu aralar o kadar stresliyim-dertliyim ki, ne yersem yiyeyim o sivilceler çıkar :P

      Live well!

      Sil

Yorum yaparsanız çok sevinirim

Bu Blogda Ara da Bul :)

Her hakkı saklıdır!!!

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği bu blogdaki eserlerin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın blogundan link vermeden kullanmak suçtur.