26 Mayıs 2013 Pazar

Anneme geri sayım... 5




Haberlerden gündemden koptum kaldım, Türkiye'de alkol satışına kısıtlama gelmiş. Alkollü içkiler 22.00 ile 06.00 saatleri arasında perakende olarak satılamayacakmış (Ek bilgi için tıklayınız).  Sansür, kısıtlamalar... Görünen o ki yavaş yavaş bir yola girdik. Ben de artık kendime yazacak başka şeyler bulmalıyım galiba.

Bu aşağıdaki karikatür de internette denk geldi, hala gülüyorum. Gülüyorum ağlanacak halimize.

 Bu arada evime dönmeme bir hafta kaldı. Çok heyecanlıyım. Son hafta sonumu bilgisayara veri girerek geçiriyorum ama bugün haftalardan sonra ilk defa hava güneşli, yani güzel. İçim kıpır kıpır oluyor hava güzel olunca. Ben de güzel hissediyorum. Serin sabah rüzgarıyla, balkonda son hafta sonu kahve sefamı yapıyorum.

Her gün inanılmaz bir tempo, çok yoruldum. Az zamana çok şey sığdırmaya çalışınca haliyle böyle oluyor. Bir süre dinlenip enerji toplamam lazım annemin kanatları altında. Efendim harika bir pazar günü diliyorum hepimize.

Son 5 gün :)

21 Mayıs 2013 Salı

San Sebastian

 
İyi geceler bana, uyuyamıyorum ama... Uzak denizlerin, sıcak iklimlerin hayali belki yardımcı olur.

20 Mayıs 2013 Pazartesi

Le Week-end des Grand Crus/ 18-19 Mayıs 2013

Böylesi bir deneyimi yaşamış olmaktan dolayı o kadar mutluyum ki... Böylesi eğitici, öğretici olacağını beklemiyordum. Her sene bu tarihlerde düzenlenen Bordo Haftasonu Grand Cru Tadım etkinliği kaçırılmaması gereken bir fırsat. 100'den fazla şarabın bir arada tadımı, şato sahipleri ile birebir tanışabilme fırsatı. Bu arada bir grup Türk ile de karşılaştım, 5-6 kişi İsviçre'den kendi kavlarına şarap almak için gelmişler. Çok oyalanmadan, biraz da kıskanarak ayrıldım gruptan ve işe koyuldum çünkü bu kısıtlı zamanda bu kadar şarabın tadımını yetiştirmek bir hayli efor gerektiriyordu.
Günün sonunda yorgunluktan harap ama bir o kadar mutlu bir şekilde evime döndüm.
Ayrıntılar gelecek.
Heyecanla, keyifle kalın

Bu yağmur dursun artık!



Dafni


doktor

 
Teoman benim gençliğim, onun şarkıları benim mutlu günlerim, acılarım,  yalnızlıklarım. Böylesi her şeyden bir adam. Böyle hisleri ile yaşayan bir adam. Beni her zaman çok etkiledi, hala çok etkiliyor.
Dediği gibi; "İnsanlar hissetmiyor doktor..."
 

12 Mayıs 2013 Pazar

Chateau Phelan Segur (St. Estephe) - Dikey Tadım (Vertical)

        Nisan ayında St. Estephe apelasyonundan bir şatonun Dikey Şarap Tadımına katılma fırsatı buldum. Daha önce böyle bir tadıma katılmamıştım, benim için çok eğitici oldu. Şatonun adı Phelan Segur.

        Dikey şarap tadımı klasik şarap tadım temalarından biridir (Şarap tadım temaları için tıklayınızBu tip tadımlardan daha çok faydalanmak isterdim fakat ne yazık ki böyle bir fırsat her zaman ele geçmiyor. Bu tür bir tadım bence her türlü çok eğlenceli ve bilgilendirici. Bir kere aynı üreticinin, aynı bağda, aynı metotla ürettiği şarapları sene sene inceleyince mevsimsel farklılıkları daha rahat tespit edebiliyorsunuz. Tabi her sene elde ettikleri üzüme göre kupaj oranlarını değiştirmişler fakat çok dramatik oranlarda değil. Yine bu şekilde o üreticinin tarzı hakkında da bilgi sahibi olabiliyorsunuz. Biz bu tadımda 2009 senesinden 2004 senesine kadarki şaraplarının tadımını yaptık, ki nefes kesiciydi.

       Tadımı yöneten Şato'nun kav şefi Fabrice Bacquey bize önce "Chateau Phelan Segur "hakkında bilgi verdi.
Chateau Phelan Segur Kav şefi Fabrice Bacquey (görsel;bkwinetours)

  
Şato'nun tarihine bakacak olursak; İrlandalı Bernard Phelan (1770-1841) 1805 yılında Le Clos de Garamey ve 1810 yılında da Ségur de Cabarnac bölgesini satın almış. Derken Bernard Phelan ölünce, topraklar 30 yıl Saint-Estèphe belediye başkanlığı yapan oğlu Frank Phelana geçmiş ve mülk "Chateau Segur de Garamney"i oluşturmak üzere birleşmiş.
Şimdiki sahipler 1985 yılından beri oğulları Thierry, Stéphane ve Laurent ile birlikte Xavier Gardinier. İnternette okuduğuma göre kendileri çok ciddi iş adamları yılın çok az bir kısmını Bordeaux'da geçiriyorlar. Şatonun her şeyi ile ilgilenenler ise Yönetici  Direktör Veronique Dausse ve Kav Şefi Fabrice Bacquey.
Chateau Calon-Segur ve Chateau Montrose ile komşu olan Chateau Phelan Segur 2003 yılındaki kalite sıralamasında "9 Cru Bourgeois Exceptionnels" arasına girmiş (özel not =Medoc bölgesinde kalite olarak 61 Grand Cru Classe'nin altında bir üretici birliğine bağlı, belirli kurallara bağlı üretim yapan "Cru Bourgeois" statüsünde 247 şato var, bu şato da onlardan biri. Bununla ilgili daha detaylı açıklamayı Medoc Yarımadasını anlattığım Bordo'nun sol yakası adlı yazımda açıkladım, fakat henüz yazıyı yayınlayamadım :)).
Şato'nun ayrıca 1986'dan beri "Frank Phelan" etiketinde ürettiği bir ikinci şarabı var
Bir de yakın zamanda "La Croix Bonis" adlı yeni bir üretimleri de olmuş.
Bağ alanı yaklaşık olarak 89 Hektar. Kullandıkları üzüm çeşitleri yaklaşık olarak
%50 Merlot, %45 Cabernet Sauvignon, %4 Cabernet Franc ve %1 Petit Verdot. 
Killi ve taşlı bir toprak yapısına sahip. Yıllandırma meşe fıçılarda 14-18 ay arasında yapılıyor.
TADIM NOTLARI

Frank Phelan 2008




Ön burunda çilek ve ahududu notları. Ağızda meyveli, yuvarlak. Ben sevdim. Merlot'dan kaynaklanıyor galiba tanenler çok yakmıyor ama acılık belirgin. Acılık genel olarak hep belirgin geldi bana hepsinde.




Chateau Phelan Segur 2008






Burunda, daha fazla siyah meyve ve hafif bir kavrulmuş fındık kokusu.  Yorumlarda güçlü bir potansiyel gösterdiği söyleniyor. Normal çünkü daha sağlam, daha tanenli. Şimdi içmek için fazla güçlü. 

Chateau Phelan Segur 2009






Çok sıcak bir yılmış 2009 ve üzümler aşırı olgunlaşmış. 2009 yoğun bir lezzette. Yine 2008 gibi zamana ihtiyacı var birkaç sene sonra çok daha iyi olacağına eminim. Ön burunda çok hafif pişmiş mısır, vanilya kokusu ama meyvemsiliği örtmüyor.





Chateau Phelan Segur 2007






2007'de hava koşulları çok zormuş. Burunda karanfil, vanilya ve kırmızı meyve kokuları. Dengeli bir lezzeti vardı. %60 Cabarnet, %40 Merlot. Bana biraz fazla yakıcı geldi.
Chateau Phelan Segur 2006






 Château Phelan 2006 bir "klasik" olarak tanımlanıyor. %46 Cabarnet, %50 Merlot, %4Cabarnet Franc. Fenolik maddeleri daha yoğun, daha buruk.
Chateau Phelan Segur 2005






Son derece güçlü, yoğun bir şarap. Ama bir o kadar da yuvarlak. Güçlü olduğunu hissettiriyor fakat o kadar kıvama gelmiş ki hiç rahatsız etmiyor. Zaten o sene de çok başarılıymış. Önce domates, geriden de çikolata  geliyor (! hey, bunu kendi başıma tespit edebildiğim için ekstra mutluyum, diğerlerini de söyledim ama onlar zaten bilinen koklardı benim için :)) Pik noktası olarak tanımlanıyor. 
 Chateau Phelan Segur 2004Ağızda kiraz tatları bırakıyor, ipeksi ve zarif.  Çikolata, baharat, hafif is kokuları, kızarmış mısır. Hafif tatlımsı lezzette.

Bu son 3 vintage'da belirgin şekilde yıllanmanın etkilerini hissedebiliyoruz. Yumuşama, lezzetlerin olgunlaşması çok belirgin.
  
Bu tadım temasını öyle sevdim ki anlatamam fakat her zaman böyle bir vintage zenginliğini nerede bulacağız bilemiyorum. Meyveli ve yıllandırma potansiyeli yüksek şarapları ile tanışmak benim için büyük zenginlik oldu. Lakin hala favorim Margaux ;) Sayın BACQUEY'e harika sunumu, yol göstericiliği için çok teşekkür ederim.
With their wide range vintage offer, this tasting was very educational and a great discovery for me. Special thanks to Mr. BACQUEY for his professional presentation and his great leading of the tasting.

11 Mayıs 2013 Cumartesi

Şarap Tadım Temaları


1. Serbest Tadım

Adından da anlayabileceğiniz üzere bu tadım yönteminde bir hayli serbestsiniz. Farklı cins şarapları, farklı marka ve yılları deneyimleyebilirsiniz fakat yine de dikkat etmeniz gereken şeyler var. Daha önce de değindiğim gibi tad alma duyularınız yorulmadan ve güçlü şaraplarla baştan bloke olmadan zayıf olandan güçlü olana doğru ilerlemelisiniz. Yine beyaz şaraplar, kırmızı şaraplardan önce tadılır ve tatlı şaraplar-likör şarapları en sona bırakılır.




2. Dikey Tadım (vertical)




Dikey şarap tadımı klasik şarap tadım temalarından biridir. Ne yazık ki çok fazla ele geçmiyor. Bu tür bir tadım bir kere çok eğlenceli ve bilgilendirici. Dahası aynı üreticinin, aynı bağda, aynı metotla ürettiği şarapları sene sene inceleme ve mevsimsel farklılıkları tespit etme fırsatı buluyorsunuz.

3. Yatay Tadım (horizontal)


Görsel http://www.wineanorak.com/bordeaux/1961bordeaux.htm kaynağından alınmıştır. Bordeaux'nun meşhur 1961 yılına ait yatay bir tadımdan.

Diğer bir klasik şarap tadım teması da yatay şarap tadımıdır (horizontal). Dikey şarap tadımı gibi, vintage- yani hasat yılı üzerinden yola çıkılır. Aynı hasat yılında üretilmiş aynı üzüm cinside ya da aynı bölgeden farklı firmalara ait şarapların karşılaştırması şeklinde yapılır. Bu şekilde üreticilerin tarzı hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.

 Görsel http://www.snooth.com 'dan

Dikey tadım tek bir üretici veya bağa farklı hasat yılları ile odaklanırken, yatay tadımda tek bir hasat yılı fakat farklı firma ya da bağlar incelenir.


http://www.snooth.com


Bir de bu tadımları ne şekilde yapacağınıza dair bir sınıflandırma var bu da:


1. Açık Tadım (open): Bu tadımda tüm şişeler önceden biliniyor ve tadım sırasında da görülüyor.

2. Kör Tadım (blind): Tüm şişeler tadımdan önce biliniyor fakat servis sırasında etiketler kapatılmış duruma (yani servis sırsında hangi şarap olduğu bilinmiyor).

3. Çifte Kör Tadım (double blind): Ne servisten önce ne de servis sırasında şarapların ne olduğu bilinmiyor.

Ki bu son iki tamamen şarap uzmanları için teknikler fakat biz de kendi kendimize denemeler yapabiliriz.


4 Mayıs 2013 Cumartesi

Pilates :D

Yazılacak çok yayın birikti ama ben de çok yorgunum. Sırayla artık. Şimdilik işin kolayına kaçıyorum. Türk kahvemi yaptım, balkonumda kuş sesleri ile içiyorum. Ev işleri de beni bekliyor ama her şeyin bir sırası var.
 
Yaşamak hem çok zor hem de çok güzel. Öyle uzun, öyle güzel ki deniz kıyıları. Yaldızlı suları, yıldızlı gökleri. Ve bu güzellikleri görmemi sağlayan şeye şükran sunuyorum. Bir de Nazım Hikmet'e tabi ;)
Mutlu haftasonları efendim, her neredeyseniz.

Bu Blogda Ara da Bul :)

Her hakkı saklıdır!!!

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği bu blogdaki eserlerin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın blogundan link vermeden kullanmak suçtur.